1 Mart 2015 Pazar

Konut sektörünün Türkiye ekonomisi açısından önemi


     Günümüzde televizyonu açtığımızda her dört reklamdan biri inşaat sektörü ile ilgili her bütçeye her koşula göre çeşitli sosyal aktiviteler içeren akıllı evler bir çok fırsat ve taksit imkanlarıyla alıcılarına sunuluyor.Küreselleşen dünyanın etkisi,şehir nüfuslarının iş imkanlarına göre haddinden fazla kalabalıklaşması,sosyal imkanlar açısından daha iyi yaşam koşulları olan yada öyle olacağı beklentisi ile bu şehirlere iç göçler gerçekleştiriliyor.Tabi böyle bir durum olunca da nüfus artışına bağlı olarak konut sektörü de çeşitlendi gelişti.Sizlerde denk gelmişinizdir ben yaptım oldu,sıfır faiz 36 ay vade imkanı gibi bir çok reklam dönüyor.Bu durum doğal karşılanabilir ama süreklilik arz etmesi ne gibi durumlar ön görüyor olabilir bunu konuşmak istiyorum ekonomimiz üzerinde ne gibi etkileri olabilir?
Ülkemize doğal kaynaklar bakımından incelersek inşaat sektörü için gerekli olan işçi ücretleri,toprak ve sermaye mevcut ama bu doğal kaynakları işleyecek nitelikli işçi ve doğal kaynaklara şekil verebilecek enerji mevcut değil bunları ithal etmeliyiz bu da sektörü dışa bağımlı hale getiriyor.Fiyatlarının belirlenmesinde de bu bağımlılık önemli bir etkiye sahiptir.Belirli bir coğrafyada konutları,alışveriş merkezlerini arttırabilmek için doğadan,yeşilden vazgeçmek zorunda kaldık,bu olaylardan belirli kişi veya topluluklar kazanç sağlarken,belirli bir kesim bu oluşumdan dolayı zarar gördü ikisi arasındaki farka rant deniyor.Ekonomimizde bu gelişen ve büyüyen sektöre daha çok duyarlı halde geldi ekonomik büyümemiz içerisindeki payı her geçen daha da arttı.Ekonomimiz geliştikçe büyüdükçe hem siyasi otoriteler tarafından daha sempatik hale geldi hemde ekonominin gelişmesi için milli gelirin artması çok daha kolay bir şekilde artabiliyordu.
Ama şu gözardı edildi herhalde bu büyüme geçici bir büyüme,refah artışı da geçici bir refah artışıydı.
Ekonomi doymaya başlayınca,sektörde rekabetin artmasıyla ve maliyetlerde yaşanan artışlara bir de karından vazgeçmek istemeyen yatırımcıda eklenince sektör daralmaya ve yavaşlamaya başladı.Bu durgunluk ekonomi politikamızı,büyüme oranımızı etkileyeceği için iktidar bu sektöre teşvikler vermeye,yatırımcılar inşaatları daha ucuza mal etme çabasıyla taşeronları sıkıştırmaya ve tabi ki de taşeronlarda maliyetlerden kısmak için ücretleri kısmaya güvenlik tedbirlerinden kaçırmaya başladı.Bu da başlangıçta görülen büyümenin ve refahın etkilerinin tam tersine işlemesine yol açtı.Dünyadaki gelişmeler,kur artması ve efektif talep yetersizliğinin olumsuz etkileri sektörü daha da sıklaştırınca ne mi oldu yatırımlar düştü ekonomi dahada daraldı.Şimdi gözler Faiz oranlarında bekliyoruz ki faiz oranları düşsün,yatırımlar artsın ekonomi büyüsün Türkiye gülsün...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi

SUBSCRIBE & FOLLOW