Bu yazımda seçimlere 38 gün kalmışken bazı siyasi partilerin seçimle ilgili vaadlerinin ülke ekonomimiz üzerindeki(kısmi olarak) olası etkilerini ele almak istiyorum.Öncelikle benim hatırlayabildiğim kadarıyla ilk defa seçimler öncesi vaadler konuşuluyor,partiler adeta ekonomik ve sosyal açıdan vatandaşlara daha iyi bir imkan vermek üzere birbiriyle yarışıyor umarım sandıktan çıkan parti vaadlerini uygulamaktan şu veya bu şekilde bahaneler üreterek vazgeçmez.
Türkiye ekonomisi son dönemlerde bir genişleme sürecinde olsa da son zamanlarda gerek ihracat oranlarının düşmesi gerekse beklenen yatırımların gerçekleşmemesi sonucunda durağan bir dönemde öyle ki büyüme tahminleri % 3 dolaylarına kadar gerilemiş görünüyor.( %3 büyüme durmak demektir)Geçen yıla göre bu yıl petrol fiyatlarındaki gerilemenin ithalat kalemlerinin maliyetinde azalma göstereceği,bununda ülke ekonomisi geliştireceği dolaylı olarak da büyümenin bu gerilemeden pozitif yönde etkileneceğini öngörülmüştü fakat görülen o ki beklenen etki görülmedi peki neden? çünkü bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde uygulamayı öngördükleri politikaların, istenilen düzeyde gelişmesini engelleyen sorunları vardır ki buna yapılsalcı yaklaşım(bu sorunlar siyasi,ekonomik yada sosyo politik olabilir) denir.Yani bu ülkede bir karar veya bir politika uygulayacaksanız bu yapısal sorunları göz önünde bulundurmalısınız; aksi halde politika etkinsiz olacağı gibi piyasada olumsuz beklenti içine girer,eski dengeyi arayabilirsin.
Bu bağlamda yaklaşık bir aydır çeşitli sosyal medya organlarından takip edebildiğime göre görünüşte çok güzel vaadler var,bunlardan bazıları: dini bayramlarda ikramiye,öğrencilere aylık 200 tl harçlık,ülkede yoksulluğun kalmaması,asgari ücretlerin ve emekli maaşların 1500 tl,1800 tl 2000tl,5000 tl olacağı yönünde söylemler hepsi birbirinden güzel sosyo-ekonomik olarak önemli hamleler sosyal devlet olmanın gerekliliği sonucunda ekonomideki büyümenin halka yayılması büyümenin kalkınmaya dönüşmesi neticede.
Ama yapısal sorunlar gözardı edilmiş gibi görünüyor.Şöyle ki bu ülkede gıda enflasyonu % 10 ları geçmişken ve gıdada gelirin aslan payını üretici ile tüketici arasındaki komisyoncu-aracı-toptancı alırken yani şu anki durumda üretici ve tüketici fiyatlardan şikayetçiyken hiç bir şey yapmadan bu durumu görmezden gelerek asgari ücretleri ve emekli maaşlarını 1500,1800,5000 tl yaparsan bu ülkede enflasyon olmaz mı ? ücretlerdeki iyileştirme ve yardımlar direk olarak fiyatları yükseltmez mi ? Beklenen refah artışını bunlar baltalamaz mı ?Tüm bu politikalar etkinsiz hale geldiği gibi ücret ve yardımlar bütçenizde ve diğer kurumlarınız üzerinde ekstra yük oluşturmaz mı? Unutmayalım ki bugün bir markete günlük ortalama müşterisinden 50 kişi fazla girse ertesi hafta o markette fiyatlar en az %10 artar.Öncelikle üretici ile tüketici arasındaki bu adaletsiz paylaşım sorunu ele alınmalı etkin ve etkili bir denetim mekanizması çalıştırılmalıdır yoksa kaş yapayım derken gözü çıkarmış oluruz.Temennim odur ki bütün bu olasılıklar değerlendirilmiş olsun sadece diğer vaadler daha çekici olduğu için kullanılıyor olsun :)
Devamını Oku »
Türkiye ekonomisi son dönemlerde bir genişleme sürecinde olsa da son zamanlarda gerek ihracat oranlarının düşmesi gerekse beklenen yatırımların gerçekleşmemesi sonucunda durağan bir dönemde öyle ki büyüme tahminleri % 3 dolaylarına kadar gerilemiş görünüyor.( %3 büyüme durmak demektir)Geçen yıla göre bu yıl petrol fiyatlarındaki gerilemenin ithalat kalemlerinin maliyetinde azalma göstereceği,bununda ülke ekonomisi geliştireceği dolaylı olarak da büyümenin bu gerilemeden pozitif yönde etkileneceğini öngörülmüştü fakat görülen o ki beklenen etki görülmedi peki neden? çünkü bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde uygulamayı öngördükleri politikaların, istenilen düzeyde gelişmesini engelleyen sorunları vardır ki buna yapılsalcı yaklaşım(bu sorunlar siyasi,ekonomik yada sosyo politik olabilir) denir.Yani bu ülkede bir karar veya bir politika uygulayacaksanız bu yapısal sorunları göz önünde bulundurmalısınız; aksi halde politika etkinsiz olacağı gibi piyasada olumsuz beklenti içine girer,eski dengeyi arayabilirsin.
Bu bağlamda yaklaşık bir aydır çeşitli sosyal medya organlarından takip edebildiğime göre görünüşte çok güzel vaadler var,bunlardan bazıları: dini bayramlarda ikramiye,öğrencilere aylık 200 tl harçlık,ülkede yoksulluğun kalmaması,asgari ücretlerin ve emekli maaşların 1500 tl,1800 tl 2000tl,5000 tl olacağı yönünde söylemler hepsi birbirinden güzel sosyo-ekonomik olarak önemli hamleler sosyal devlet olmanın gerekliliği sonucunda ekonomideki büyümenin halka yayılması büyümenin kalkınmaya dönüşmesi neticede.
Ama yapısal sorunlar gözardı edilmiş gibi görünüyor.Şöyle ki bu ülkede gıda enflasyonu % 10 ları geçmişken ve gıdada gelirin aslan payını üretici ile tüketici arasındaki komisyoncu-aracı-toptancı alırken yani şu anki durumda üretici ve tüketici fiyatlardan şikayetçiyken hiç bir şey yapmadan bu durumu görmezden gelerek asgari ücretleri ve emekli maaşlarını 1500,1800,5000 tl yaparsan bu ülkede enflasyon olmaz mı ? ücretlerdeki iyileştirme ve yardımlar direk olarak fiyatları yükseltmez mi ? Beklenen refah artışını bunlar baltalamaz mı ?Tüm bu politikalar etkinsiz hale geldiği gibi ücret ve yardımlar bütçenizde ve diğer kurumlarınız üzerinde ekstra yük oluşturmaz mı? Unutmayalım ki bugün bir markete günlük ortalama müşterisinden 50 kişi fazla girse ertesi hafta o markette fiyatlar en az %10 artar.Öncelikle üretici ile tüketici arasındaki bu adaletsiz paylaşım sorunu ele alınmalı etkin ve etkili bir denetim mekanizması çalıştırılmalıdır yoksa kaş yapayım derken gözü çıkarmış oluruz.Temennim odur ki bütün bu olasılıklar değerlendirilmiş olsun sadece diğer vaadler daha çekici olduğu için kullanılıyor olsun :)






