4 Haziran 2015 Perşembe

Kaynak tartışmaları ve yapısal reform üzerine

         Seçimlere 3 gün kala bende bir seçim dönemi analizi ve seçim sonrası oluşabilecek yapısal reform hareketini ele almak istedim.Öncelikle bu seçim sonrasında kim kazanırsa kazansın  veya hükümet ortağı olursa olsun milletimiz ve devletimiz için hayırlı olmasını;hukukun,adaletin ve insanların ön planda olacağı bir dönem olmasını temenni ediyorum.Şüphesiz ki demokrasilerde olması gereken bir durumdur iktidar olma mücadelesi her bir partinin kendi idelojisi ve vaadleri çerçevesinde iktidar olma çabası. 2015 seçimleri de bu çerçevede ve  genellikle parti programlarına bakıldığı zaman ekonomi üzerinden kurulan; ekonomi üzerinden halkla birleşmeye çalışan partilerin mücadelesine devam etmekte,durumlar böyle olunca ne mutlu ki bana bir iktisat bilimi öğrencisiyim,bir sosyal bilimci adayıyım diyorum.

Partilerin seçim bildirgeleri ekonomi üzerine olunca tartışmalarda ekonomi üzerine oldu.Muhalefet partilerin: ekonomik büyümeyi tabana yaymak, halkçı ve sosyal devlet olarak vatandaşların refahını yükseltmeye yönelik  vaadlerini gerçekleştirmek için kaynağı nereden bulacağı konusu iktidarın muhalefete karşı sorduğu en önemli soruydu belkide.Cevap ise dünyanın 17.büyük ekonomisi olan Türkiye'nin bütçesinin esnek olması gerekliliği kısa vadede belli bir düzeye kadar bütçeden harcamaların  sağlanabileceği tabi ki bütçe disiplininden ödün vermeden(GSYH nın % 4 üne kadar ) karşılanabileceği ayrıca bütçenin durağan bir durum olmadığı gerektiği zaman maliye politikalarını bu günler için etkin şekilde kullanılabileceğini savunuyor.(siyasi olarak bir çok cevap verildi ama ben ekonomik olarak değerlendirmek istiyorum)
Mevcut iktidarımızın en önem verdiği şey olan ve ekonominin istikrar kalemi olarak gördükleri bütçenin ;gelirlerinin büyük kısmı ise vergilerdir.Bence bu kalem doğru kullanılarak büyüme oranları arttırılabilir,milli gelir arttırılabilir ve bu gelir halkın refahı için kullanılabilir ama bunun sürdürülebilirliği sağlanabilir mi bunun için ne yapılmalı bence önemli olan durum budur,bunu konuşmalıyız  ülke ekonomimiz yurdışından borçlanmaya bağlı bir büyümeye bağlıyken,tasarruf oranlarımız düşükken ve yurdışından borçlanma koşulları bize bağlı değilken,malesef ülke ekonomimize dışarıdaki merkez bankaları ekonomimiz üzerinde  doğrudan etkili iken çok fazla olumsuz etki saydım ama bir de  bu büyüme oranları ile (%3 civarı)ile nasıl olacak bu iş.Bütün siyasi partiler ekonomik ve yapısal reformdan bahsediyor,konuşuyor ama altını doldurabiliyor mu?

Ben kendimce bir yapısal reformdan ve olması gerekenden bahsedip yazımı bitirmek istiyorum.Öncelikle demokrasi,hukuk ve eğitim alanından başlanmalı gereken önem verilmeli kendimize yatırım yapmalıyız.Milli eğitim bakanlığını meclis içerisinden çıkarıp her gelen siyasi partinin veya bakanın eğitim sistemini değiştirmesine izin vermemeli, sonra ekonomiye geçilmeli,dış koşullara duyarlılığı azaltarak ülkemize gelen yatırımlar arttırılabilir,böylece %4-5 büyür hale geliriz ve büyümenin kalıcılığı sağlanabilir.Bu koşullar sağlandıktan sonra sürdürülebilen büyüme bir toplum refahına dönüşebilir.

2 yorum:

  1. kardeşim yazılarını zevkle okudum başarılarının devamını dilerim. Bi arada bana uğra :) www.birfikirsiz.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onurcum sağolasın,bloğun artık sıkı takip altında :)

      Sil

Blog Arşivi

SUBSCRIBE & FOLLOW