
Partilerin seçim bildirgeleri ekonomi üzerine olunca tartışmalarda ekonomi üzerine oldu.Muhalefet partilerin: ekonomik büyümeyi tabana yaymak, halkçı ve sosyal devlet olarak vatandaşların refahını yükseltmeye yönelik vaadlerini gerçekleştirmek için kaynağı nereden bulacağı konusu iktidarın muhalefete karşı sorduğu en önemli soruydu belkide.Cevap ise dünyanın 17.büyük ekonomisi olan Türkiye'nin bütçesinin esnek olması gerekliliği kısa vadede belli bir düzeye kadar bütçeden harcamaların sağlanabileceği tabi ki bütçe disiplininden ödün vermeden(GSYH nın % 4 üne kadar ) karşılanabileceği ayrıca bütçenin durağan bir durum olmadığı gerektiği zaman maliye politikalarını bu günler için etkin şekilde kullanılabileceğini savunuyor.(siyasi olarak bir çok cevap verildi ama ben ekonomik olarak değerlendirmek istiyorum)
Mevcut iktidarımızın en önem verdiği şey olan ve ekonominin istikrar kalemi olarak gördükleri bütçenin ;gelirlerinin büyük kısmı ise vergilerdir.Bence bu kalem doğru kullanılarak büyüme oranları arttırılabilir,milli gelir arttırılabilir ve bu gelir halkın refahı için kullanılabilir ama bunun sürdürülebilirliği sağlanabilir mi bunun için ne yapılmalı bence önemli olan durum budur,bunu konuşmalıyız ülke ekonomimiz yurdışından borçlanmaya bağlı bir büyümeye bağlıyken,tasarruf oranlarımız düşükken ve yurdışından borçlanma koşulları bize bağlı değilken,malesef ülke ekonomimize dışarıdaki merkez bankaları ekonomimiz üzerinde doğrudan etkili iken çok fazla olumsuz etki saydım ama bir de bu büyüme oranları ile (%3 civarı)ile nasıl olacak bu iş.Bütün siyasi partiler ekonomik ve yapısal reformdan bahsediyor,konuşuyor ama altını doldurabiliyor mu?
Ben kendimce bir yapısal reformdan ve olması gerekenden bahsedip yazımı bitirmek istiyorum.Öncelikle demokrasi,hukuk ve eğitim alanından başlanmalı gereken önem verilmeli kendimize yatırım yapmalıyız.Milli eğitim bakanlığını meclis içerisinden çıkarıp her gelen siyasi partinin veya bakanın eğitim sistemini değiştirmesine izin vermemeli, sonra ekonomiye geçilmeli,dış koşullara duyarlılığı azaltarak ülkemize gelen yatırımlar arttırılabilir,böylece %4-5 büyür hale geliriz ve büyümenin kalıcılığı sağlanabilir.Bu koşullar sağlandıktan sonra sürdürülebilen büyüme bir toplum refahına dönüşebilir.







kardeşim yazılarını zevkle okudum başarılarının devamını dilerim. Bi arada bana uğra :) www.birfikirsiz.blogspot.com
YanıtlaSilOnurcum sağolasın,bloğun artık sıkı takip altında :)
Sil